Okumak konusunda eskiden seçici olmak gerektiğini düşünürdüm. Ama artık böyle düşünemiyorum. Tabi kendim her zaman seçici davranırım. Yanlış anlaşılmasın! Bunu söylerken kesinlikle kendimi övmek amacı gütmüyorum ama gerçekten çok okuyan birisi, genel anlamda dizilerden, filmlerden ve televizyondan uzak duran birisiyim.

Öyle bir duruma geldik ki artık teknoloji ilerledikçe okuma oranı da düşüyor sanki ve yerini film, dizi, belgesel izlemeye bırakıyor. Fakat şunu söyleyebilirim ki okumanın yerini başka bir şey tutamaz. İzlemekle okumak aynı şeyler değil. Bu arada sanal izlemden bahsediyorum. Yoksa elbette gerçek anlamda doğayı izlemek; hayvanları, bitkileri, denizi izlemek tamamen farklı bir olay ve güzel bir şey. Çünkü insan ibret alır böylece. Ama sanal izlem de ise durum tamamen farklı, sen orada sadece sana gösterileni izlersin. Öyle zannedersin ki ben seçiyorum ve seçtiğimi izliyorum. Fakat durum gerçekte böyle olmayabilir. Ve bir takım insanın doğasını bozucu mesajlara maruz kalabilirsin. Bunu anlayabilmek için medya hakkında birazcık bilgi yeterlidir kanısındayım.

Blog hakkında bir şeyler söylemek gerekirse: Kısaca burada Python Programlama Dili öğrenirken tuttuğum notları; hayata, insana, topluma dair düşüncelerimi, gözlemlerimi, eleştirilerimi; kitaplardan önemli görüp tuttuğum notları göreceksiniz…