Recent Updates Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • Bayram Güçlü 10:58 on 05 April 2017 Permalink | Reply  

    Hep ben…Hep…Hep. Öv beni…çok öv. Daha çok öv. Sesli alkış az, sözlü şak şak gerek bana. “Onu sevme beni sev” … Midem bulanıyor teveccüh görme açlığından. Kendinle ilgili en küçük detayı bile kutsayıp ilgi delisi olma çabandan. Kendine olan aşkına insanları şahit kılmandan.Seviyesizliğinin çokluğundan ikrah geldi. ‘Ben’li varlığınızdan kaçamıyorum. Öfkem o kadar çok ki en […]

    via İkrah — Sinem’in kalemi

    Advertisements
     
  • Bayram Güçlü 15:02 on 27 December 2014 Permalink | Reply  

    Hacker Manifestosu 

    ==Phrack A.Ş.==
    Cilt Bir, Sayı 7, Dosya 3 / 10
    =-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=
    Bu yazı tutuklanmamdan kısa bir süre sonra yazıldı…
    \/\Bir Hacker’ın Vicdanı/\/
    +++Mentor+++
    8 Ocak 1986’da yazıldı
    =-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=-=

    Bugün bir kişi daha yakalandı, bütün gazeteler yazıyor. “Bilgisayar Suç Skandalından Bir Genç Tutuklandı”, “Bankayı Kurcalayan Hacker Tutuklandı”… Allahın belası çocuklar. Hepsi birbirinin aynısı. Peki, o tam-takım psikolojiniz ve 1950’lerden teknobeyninizle, bir de hacker’ın gözlerinin ardına baktınız mı? Onu harekete geçiren nedir, onu şekillendiren hangi güçlerdir, onu biçimlendiren ne olabilir diye hiç merak ettiniz mi?

    Ben bir hacker’ım, dünyama girin… Benim dünyam okulla başlıyor… Diğer çocukların çoğundan daha akıllıyım, bize öğrettikleri bu zırvalar canımı sıkıyor… (More …)

     
  • Bayram Güçlü 23:39 on 15 December 2014 Permalink | Reply  

    Küçük Şeyler 

    Önsöz

    • Kitap ne kadar akıcı ve anlaşılır da olsa, yine de ekrandaki kadar keyif verici olmayabilir. Kitap ve televizyon farklı şeyler. Televizyon renkli, ama kitap da gerekli.

    Küçük Şeyler Üzerine Bir Öykü: İki Dost, Bir Kuş

    • Bu dünyada küçük şeyler yoktur. Bakmasını bilen göz için her şeyin bir anlamı vardır.

    Kitabın Kapağındaki Küçük Şeyler

    • Midye kabuklarındaki helezonu dikdörtgenler içine yerleştirdiğiniz zaman, Fibonacci dizisine uygun bir yapı ortaya çıkıyormuş. Fibonacci dizisi 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34… şeklindedir. (Yani dizideki her sayı, kendinden önceki iki sayının toplamıdır.) Midye kabuğu, belki insan kulağı, bu diziyi barındıran bir yapıya sahip. Ayçiçeklerinin/günebakanların tanelerinin sıralanışı, ağaçların fidan verme, güllerin budanma düzenleri, hatta eni–boyu zarif altın oranlı dikdörtgen, midye kabukları gibi Fibonacci dizisini barındırıyormuş içinde.

    (More …)

     
  • Bayram Güçlü 14:29 on 09 November 2014 Permalink | Reply  

    Sorgulayan Denemeler 

    Giriş: Kuşkuculuğun Önemi Üzerine

    • Doğru olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmayan bir önermeye inanmak sakıncalıdır.
    • Bütün uzmanlar hemfikir olduklarında bile yanılabilirler.

    Düşler ve Gerçekler

    • İnsan genelde bir düş aleminde yaşar; dış dünyadan gelen aşırı zorlayıcı bir etkiyle bir an için uyanır; ancak çok geçmeden düş aleminin tatlı uykusuna yeniden dalar.
    • Nezaket, bir kişinin, kendisinin veya çevresindekilerin meziyetlerine ilişkin görüşlerine saygılı olma alışkanlığıdır.
    • Yaşamdaki kötülükler kısmen doğal nedenlerden, kısmen de insanların birbirlerine olan düşmanlığından kaynaklanmaktadır.

    İnsan Rasyonel Olabilir mi?

    • Bir insan rasyonellikten uzaklaştığı ölçüde, başkalarını inciten şeylerin kendisini de inciteceğini göremez; çünkü nefret ve haset onu körleştirmiştir.
    • İnsanlar rasyonel olsalardı, kendilerine neyin yararlı olduğunu şimdikinden çok daha doğru olarak görürlerdi. Eğer bütün insanlar bilinçli olarak kişisel çıkarları doğrultusunda davransalardı dünya da şimdiki durumuna kıyasla bir cennet olurdu.
    • Belirli bir şeyi yapmak isteyen bir kimse, böyle yapmakla yararlı saydığı bir sonuca ulaşacağına kendini inandırır; o arzusu olmasaydı böyle bir inanç için hiç bir neden olmayacağını bilse bile. (More …)
     
  • Bayram Güçlü 19:06 on 28 May 2014 Permalink | Reply
    Tags: django, ,   

    Emacs’de virtualenv ve pony-mode Kullanımı 

    Sanal Ortam Nasıl Oluşturulur

    Emacs üzerinde virtualenv kullanabilmemiz için öncelikle sistemimizde virtualenv kurulu olması gerekiyor. Kullanım kolaylığı açısından bir de virtualenvwrapper kurmanızı tavsiye ederim.

    Temel olarak virtualenvwrapper ile sanal ortam oluşturmak için izleyeceğimiz yol şöyle:

    mkvirtualenv sanalortam_adi

    Sanal ortam içerisinde bize gerekli olacak pip ve easy_install hazır kurulu olarak geliyor.
    mkvirtualenv komutunu değiştirgeleri ile birlikte de kullanabiliriz:

    --system-site-packages , --no-site-packages , --python=python_yorumlayicisi

    Örnek olarak python3.3 sürümünü kullanacağımız bir sanal ortam oluşturalım ve içerisinde sistem paketleri de bulunsun:

    mkvirtualenv snlortmpy3 --system-site-packages --python=python3.3

    Sanal ortam oluşturulduktan sonra eğer etkinleşmemişse workon snlortampy3 komutu ile etkinleştirelim. ve ardından sanal ortam içerisine pip ile django kütüphane dosyalarını kuralım.

    virtualenv-django

    Ardından hangi dizin içerisinde çalışmayı düşünüyorsak o dizin içerisine gidelim ve django-admin startproject tasari komutu ile yeni bir tasarı oluşturalım. Ardından cd tasari komutu ile tasari dizini içerisine gidelim ve sunucuyu çalıştırmak için python manage.py runserver komutunu verelim. (More …)

     
  • Bayram Güçlü 14:37 on 02 May 2014 Permalink | Reply  

    Gitmeden Önce Son Birkaç Şey 

    Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki yanlış anlaşılmayayım: Benim Azerbaycanlı ile, Azerbaycan dili ile bir sorunum yok! Benim yakınmam insanların Azerbaycan dilinde konuştuklarını düşünüdkleri halde Yarı Rusça, yarı İngilizce konuşmaları ve insanların bir kesiminin Azerbaycan dili yerine Rusçayı tercih etmeleri. Bu bir kesim dediğimde azınlık değil bu arada. Ve ayrıca bir kesimin Rusça konuşmayı elitlik bilmem ne sanmaları…

    Ben bir dilbilimci değilim. Bir toplumbilimci de değilim. Daha çok bilgisayar bilimi ile ilgileniyorum bu yüzden benim mantığımda buna benzer şekilde işliyor ve genel olarak Türk mantığı ile işliyor. Elimden geldiği kadar işimde iyi olmaya çalışıyorum, elimden geldiği kadar çok şey öğrenmeye çalışıyorum, elimden geldiğince o derece çalışma, öğrenme konusunda kendimi usandırıyorum ve bu uğraşlarımın genelde ne okul ile bir ilgisi var ne de okuldaki derslerle falan tamamen kendime çizdiğim yol ile ilgili ve tamamen hedeflerim doğrultusunda bir uğraş. Artık az kaldı okul bitmek üzere ve 5 yıldır burada yaşıyorum ve sanırım artık buradaki durum hakkında düzgün bir eleştiri yapabilecek seviyeye gelmişimdir.

    Bunun açıklamasını bile yapmayı sevmiyorum aslında ama yine de açıklama yapmam daha uygun olacak sanırım. Bu söylediklerim ırkçılık gibi anlaşılmasın! Ben Türküm ve Türk olmam ile gurur duyuyorum, dilimi çok seviyorum milletimi çok seviyorum. Gelelim Azerbaycanlı meselesine… Onlar kim? Onlar da Türk. Bu, lafa gelince böyledir burada ama yürürlükte genel olarak kullanımda değildir. Yani demem o ki böyle böyle konuşsan kardeşim biz bir milletiz falan, he düzdü derler bizde Türküz derler. Ama aradan bir süre geçer yolda yürürsün birisi bir soru sorar yanıtlarsın veya yanıtlayamazsın o sana sorar “qaqaş sen Türkseeeeen?” Bu da öyle sinir bozucu bir biçimde sorulur ki gel benim boğazıma yapış der gibi. A be kardeşim sen nesin? Yani zamanında Rusların yaptığı Azeri yakıştırması hala süregeliyor hala büük bir kesim sorunca Azeriyim diyor. Amaç tartışma olmasın, çok zaman susup geçiyorum. Ne ise zaten amaç buradaki insanlar şu da ben onları şu yapayım falan değil, her ne ise özlerini iyi bilmeleri önemli olan. (More …)

     
    • Ulviyye 17:28 on 02 May 2014 Permalink | Reply

      Yazınıza görə təşəkkürlər.
      Azərbaycanlıların öz aralarında rus dilində danışması mənim də heç sevmədiyim bir şeydi. Bizim zəngin və gözəl dilimiz var. Öz aramızda başqa dildə danışmaq isə tamamən mənasız gəlir mənə. Amma əksəriyyət bakılılar rus dilində özlərini daha yaxşı ifadə edirlər, ona görə rusca danışırlar. Ola bilsin ki bunun da təsiri var.

      • Bayram Güçlü 18:18 on 02 May 2014 Permalink | Reply

        Doğrudur kendilerini o şekilde daha iyi ifade edebilirler. Ama böyle devam ettiği sürece bunun sonucu ne olur biliyor musun? İnsanlar ancak düzeler düzeler derler lafta ama aradan yıllar geçse de bir şey değişmez. Neden mi? Çünkü o Rus dilli denen insanların çocukları da Rusça konuşuyorlar. Elbette aralarında duyarlı olan insanlar da var bunların. Ben ufacık çocuklar biliyorum görüyorum Azerbaycanlı ama Azerbaycan dili konuşamıyor.
        Duyarlı olan insanlar da var ama bunlar da ne yazık ki az. Bir tane örnek vereyim. Benim burada bir tane Rusça hocam vardı kendisi de Rus dilli idi bazen evine gider gelirdim bana orada ders anlatırdı. Bir gün dikkatimi çekti sorma ihtiyacı hissettim ki dedim – Hocam siz Rus dillisiniz ama çocuklarınız Azerbaycan dilinde konuşuyor. Ben o kadar insan tanıdım ki onlar hep ailece Rusça konuşuyorlar, çocuklarını hep Rusça ders görecekleri okullara gönderiyorlar. Bana dedi ki – Bayram şimdi ben Azerbaycanlıyım değil mi? – Evet hocam. – Ama ben ne kadar Azerbaycanlı olsam da bir Azerbaycanlı gibi düşünemiyorum. Her zaman çalışıyorum düzelsin ama yine de Rusça düşünebiliyorum Azerbaycan dilinde düşünemiyorum. Ben de istemedim ki çocuklarım da benim gibi olsunlar ve onlara küçüklükten Azerbaycan dili öğrettim ki ana dilleri Azerbaycan dili olsun.
        Elbette böyle bunun farkında olanlar da var olmayanlar da var. Sanırım olmayanlar bir Rus gibi düşünmek, bir İngiliz gibi düşünmek, bir Azerbaycanlı gibi düşünmek vs. kavramları birbirinden ayıramıyorlar.
        Dediğine de kesinlikle tam anlamıyla katılıyorum. Bütün Türk dilleri hem kelime açısından hem de duyguları, düşünceleri kelimelere dökebilmek açısından çok zengin diller ama ne yazık ki bunun farkında olmayarak başka dilleri alıntı yapmak aracılığı ile kullananlar var. Bilseler ki dillerimiz ne kadar zengin, giderler en azından sözlüğe falan bakarlar ve onun karşılığı var ben neden kullanmıyorum ki düşüncesinde olurlar.

    • Ulviyye 23:00 on 04 May 2014 Permalink | Reply

      təəssüf ki, elədir. Rus dili bizim dilimizdən çıxmayacaq, çünki rusdillilər də övladlarını rus dilli məktəbə göndərirlər. Bu çox dil öyrənmək baxımından yaxşı olsa da, Azərbaycan dilini unutdurur insanlara. Bu problem daha çox illər boyunca davam edəcək…

    • sabinay 07:02 on 28 May 2014 Permalink | Reply

      Biz öyle kullanıyorsak. onların dilimizde karşılığı yok anlamınıza gelmez kardeşim, var ve burada bildiklerimi yazıyorum:
      kompüter = bizde de bilgisayardır.
      mışka = siçan
      atribut = rəmz
      obyekt = əşya
      informasiya = bildiriş, bilgi; məlumat,
      struktur = tərtib
      kompilyasiya = tərtibat
      interpretasiya = izahat
      interfeys =
      funksiya = vəzifə
      layk eyleme = bəyənmək,
      abstrakt = məchul
      konkret = dəqiq
      komponent = tərkib hissə
      printer = çap maşını
      skaner =
      peripendikülyar = düz
      samalyot = təyyarə
      epizod = bölüm,səhnə
      kliyent = müştəri,
      serial =
      konsept = qavram
      iterasiya = təkrarlama
      proses = işləm
      prosessor =
      identifikator = göstərici
      ekspert = mütəxəssis
      ostanovka = dayanacaq,
      aksiya = nümayiş
      aktivleşdirmek = fəaliyyətə salmaq; işə salmaq
      gramatika = gramer- türkce 🙂

      Biz bunları deyimdə istifadə edirik, çünkü belə alışmışıq, lakin yazıda bunlar istifadə edilmir, məsələn, mən Azərbyacan dilində bir inşa/essay yazsam, yazıda ” kliyent, mişka, layk,samalyot” kəlmələri yazılması gramer olaraq yanlışdır və pozundu sayılır.
      Yəqinki bizim öz aramızda danışdığımız dilin , Azərbaycan TV yayımlarında , xəbərlərdə və verilişlərdə fərqli olduğunu hiss etmisən. Mənim də türk arxadaşlarım var, normal yaşantımızda onlar da scanner-e scanner deyirlər, gibi kelmeleri kullanıyorlar. Bence bunları kullanmaq ayrı bişey ve normal, tamamile rusca konuşmak ise ayrı bi müvzu. 🙂

      • Bayram Güçlü 08:06 on 28 May 2014 Permalink | Reply

        Haklısın bizde de vardır kullananlar ama en azından okulda ben bunların hep Türkçesini öğrendim ve kitaplarda da bu şekilde öğrendik. Elbette bunları farklı şekillerde kullananlar da vardır ama bu sayı çok değil. Burada okulda ise bir tek ben değil Azerbaycanlılardan yakınanlar da var sınavlarda aşırı derecede yabancı sözcük olmasından. Ve inan bana bazı insanlar da var, onlar benimle Azerbaycan dilinde konuştuklarında bir Türkiyeli ile konuşmuş gibi hissediyorum. Az kullanmaya bir şey diyemem, bir dil başka bir dilden etkilenmeli de zaten. Ama fazlası da zarar. 🙂

    • sabinay 05:20 on 01 June 2014 Permalink | Reply

      🙂 Anlatmaya çalıştığım şey yukarıda yazdığım tüm azerice karşılıklı kelimeler dersliklerde ve sınavlarda okudugum, rastladıgım sözler. Okulda geçmeseydim, yukarıda yazdıklarımı nerden bile bilirdim?? terminlerinin çoğunun o sahenin ihtisas kitaplarında tercume edilerek yazılıyo, yani edebiyatda karşılğı vardır. Ama yine de tüm edebiyatlar öyle mi orasını bilemem. Lakin biz konuşdugumuz zaman televizyon ve kitabdakı konuşmayız, çok resmi oluyor 🙂 )))

      • Bayram Güçlü 12:25 on 01 June 2014 Permalink | Reply

        Açıkçası ben rastlamadım, hele hele sınavlarda hiç 🙂 Hocalarda da toplasan bir kaç kişi gördüm düzgün konuşan. Bunlardan bir tanesi çok güzel konuşuyordu Azerbaycan dilini. Hatırlıyorum kompüter kelimesi yerine bilgisayar kelimesini kullanıyordu ve elinden geldiğince gerçek anlamda Azerbaycan dilinde konuşmaya çalışıyordu. Tabi böyle olmasını yadırgayan ve o hocanın Türkçe konuştuğunu düşünen bazı öğrenciler de vardı bu yüzden. Biz de televizyondaki gibi konuşmuyoruz herhalde, hatta çok zaman kelimeleri o kadar eğip büksek de kullandığımız kelimeler kolay kolay yabancı sözler olmaz yine de. 🙂 Burada eğer dediğin gibi ise(benim pek aram iyi değil tv ile), bizde bunun tam tersi. Yani tvde yabancı sözler kullanırlar ve hatta insanları bu sözlere özendirmeye çalışırlar.

  • Bayram Güçlü 17:30 on 12 April 2014 Permalink | Reply
    Tags: OOP,   

    Python’da Pyreverse ile UML Çizgelerinin Oluşturulması 

    UML daha çok nesneye yönelik programalama dillerine uygun ilkörneklerin tasarlanması için, kodların yeniden düzenlenmesi aşamasında çözümlemeler yaparken ileride olabilecek sorunların daha kolay görülebilmesi için, başkalarının yazdığı kodların daha kolay anlaşılabilmesı için(öncelikle sınıf tasarım ilkelerine uygun kodlar yazmak lazım kodların iyi anlaşılmasını istiyorsak) kullanılan bir dildir.
    Elbette burada sadece nesneye yönelik programlama ile ilgili olan kısımlarından söz ettik. Yoksa UML’nin kullanım alanı bunlarla sınırlı değil.

    UML ile ilkörnekler tasarlamak için Dia, Umlet, Gaphor, Umbrello vb. çizim yazılımları kullanabiliriz.
    Dia’dan kısaca bahsetmek gerekirse UML ile tasarımın yanısıra, elektrik, kimya, mantık, ağ vb. alanlarda da tasarımlar yapabiliriz.
    Dia aynı zamanda UML ile oluşturulan bir çizgenin kodlar şeklinde dışarı aktarılmasını da destekliyor. (Python, C++ vb.)

    Pyreverse ise çizim yazılımlarının yaptıklarının tersini yapıyor. Nasıl mı?
    Çizim programları UML ile bir ilkörnek oluşturup eğer destekliyorsa kodlar şeklinde dışarı aktarılırken Pyreverse ise daha önceden yazılmış Python modüllerinin UML çizgelerini sınıflar, paketler vb. şekilde oluşturuyor. Bütün bunlar bize ne sağlar peki?
    Kullandığımız sınıfların içeriğinin yani sınıfların yöntemlerinin(fonksiyonlar, eylemler), niteliklerinin(değişkenler, özellikler) kafamızda daha iyi canlanmasını sağlar. (More …)

     
  • Bayram Güçlü 22:50 on 20 March 2014 Permalink | Reply  

    Çok Mu Zor ? 

    Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken,
    Siz, “Aman annane be, boş versene”deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya…
    Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini
    annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya…
    İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten
    kurtulamazsınız maalesef.
    Ne verirlerse
    Onu yiyeceksiniz.
    Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz.
    Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor.
    Bilmeli.
    Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata
    yapmasını bilmiyor!
    Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran…
    İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkum,
    maalesef torunlarınız da. (More …)

     
  • Bayram Güçlü 19:43 on 09 March 2014 Permalink | Reply
    Tags: interface,   

    Tkinter ile Basit Bir Arayüz Çalışması 

    tkinter-python

     (More ...)
     
  • Bayram Güçlü 01:26 on 01 March 2014 Permalink | Reply
    Tags: ,   

    Emacs’de yasnippet Kipi Kullanımı 

    Eğer yasnippet paketimiz yüklü değil ise marmalade deposundan, github’dan veya dağıtımımızın kendi deposundan yükleyebiliriz. Dağıtımımızın deposundan yüklediğimiz zaman uçbirim ile bir kaç işlem yapmamız gerekecek eğer kayıtlı yasnippet tamamlayıcıları ile yetinmeyeceksek ve yeni snippet’lar tanımlamayı düşünüyorsak:

    sudo chown -hR kullanici_adi /usr/share/emacs/site-lisp/yasnippet/snippets/

    Yukarıda yaptığımız işlem yeni snippet’lar eklerken kullanıcımıza, yeni snippet dosyaları yazabilme izni verecektir. Eğer elpa ile kurulum gerçekleştirdiysek paketimiz ~/.emacs.d/elpa dizini altına ekleneceği için doğal olarak kullanıcımız bu dizine yeni dosyalar yazabilecek.

    Biçok programlama dili için yasnippet içerisinde tanımlı snippet’lar mevcut. Ve biz bu snippet’ları snippet adını yazdıktan sonra <TAB> tuşuna basarak kullanabiliriz.

    Örnek olarak def yazıp ardından <TAB> tuşuna bastığımız zaman yasnippet içerisinde tanımlı olan def ismindeki snippet çağrılmış olacak ve biz bu snippet içerisindeki değişkenler içerisinde <TAB> tuşunu kullanarak gezebileceğiz:

    yasnippet-python

    def adlı snippeti içerisinde 3 adet değişken mevcut istersek C-c & C-v komutu ile bu snippet’ı ziyaret edebiliriz. işlev adı olarak islev yazalım: (More …)

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Reply
e
Edit
o
Show/Hide comments
t
Go to top
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Cancel